Eski meyhanelerde içkinin ancak yürekli insanlar tarafından kullanıldığına alamet olarak rakı ve şarap güğümlerinin üstlerine pirinçten bir kalp şekli koyulurdu.
1967 Mısır-İsrail savaşında, Mısır askerlerinin, düşmanlarını beklerken İsrail ordusunun bir anda Süveyş'in öbür yakasını geçerek dünyayı şaşırtığını… Mose Dayan'ın bu muazzam başarıyı daha sonra bir basın toplantısında : ''İsrail in bu başarılı stratejisi, Yavuz Sultan Selim in yıllar önce Mısır'ı fethederken uyguladığı harp planının bir kopyasıdır'' diye açıkladığını...(Bardakçı, İlhan;Tarihten Bugüne, Hülbe Yay., İst?1983 s 284)
Mehmet BEŞİRLİGaziosmanpaşa Üniversitesi FenEdebiyat Fakültesi Giriş OsmanlıPrusya askerî ilişkileri ve yardımlaşması, XVIII. yüzyılın ortalarından itibaren başlamıştır. Prusya kralı II. Friedrich, 1760’da Maria Theresia (Avusturya)’ya karşı bir savunma anlaşması yapmak için, Osmanlı Devleti’ne teklifte bulunmuştur1. Ancak o dönemde çeşitli sebeplerden dolayı OsmanlıPrusya arasında geniş çaplı bir askerî/siyasî anlaşma zemini sağlanamamıştır.XVIII. yüzyılın sonunda Alman subaylarının İstanbul’a geldikleri ve Osmanlı ordusunun durumunu inceledikleri bilinmektedir. Örneğin, III. Selim’in isteği ile 1798’de Prusyalı Albay von Goetze Türkiye’ye geldi ve Osmanlı kara birliklerini denetledi2. III. Selim, XIX. yüzyılın başlarında Nizamı Cedid adı altında 30.000 kişilik Avrupa tarzında etkin vuruş gücü olan bir ordu kurması... Devamı
Yrd. Doç. Dr. Pınar SOMAKCI T.C. Haliç Üniversitesi Konservatuvar Türk Musikisi Bölümü 1. Giriş Müzik, eski zamanlardan beri insanlar üzerinde önemli bir yer işgal etmiş tir. İnsanlar üzüntülerini, sevinçlerini, kahramanlıklarını, heyecanlarını, sevgilerini vb çoğunlukla müzik sanatını kullanarak ifade etmeye çalışmışlardır.1 Müzik insanları bir hipnoz hali oluşturarak etkilemiş ve kitlelere zaman zaman yön vermiştir. Özellikle müzik, duyguları yoğunlaştıran bir özelliğe sahip olduğundan, pek çok medeniyetlerde dini duyguların güçlenmesinde, hastalıkların tedavisinde oldukça yaygın bir yöntem olarak kullanılmıştır. 2. Türklerde Müzik Türklerde müzik, Türk tarihi kadar e... Devamı
Prof. Dr. Ahmet UĞUR Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Özet Dünyanın incisi, karnu’z-zeheb sahibi ve “Bu şehr-i İstanbul ki bî-misl-i bahâdır Bir sengine yek-pâre bir Acem milki fedadır” övgüsüne mazhar olan bu şehri Celâl-zâde de şöyle övüyor: Cihanın ortasında yok misali Beheşt-Hulde benzerdur cemali Galatası Frengistana benzer Ten-i ziba içinde cana benzer1 İşte bu güzel beldeyi alarak Hz. Peygamber’in müjdesine mazhar olmak isteyen Müslümanlar, Emeviler ve Abbasiler zamanında bu şehre dokuz akın yapmışlardır. Giriş Dünyada tarihte iz bırakmış, çağlar açıp çağlar kapatmış beldeler ve şehirler vardır. Bunların bir kısmı din... Devamı
Yıllardır pek çok okurum, Osmanlı padişahlarının hacca neden gitmediklerini ısrarla sorar durur. Bu hakikaten kafa karıştırıcı konuda net bir bilgiye veya beyana sahip değiliz ne yazık ki. Öte yandan da ilginç bir gerçek duruyor karşımızda: Osmanlı hanedanında, bırakınız padişahları, şehzadeler arasında bile Cem Sultan’dan başka kimse hac farizasını eda etmemiş. Ancak II. Bayezid’in tam hacca gitmek üzereyken, babası Fatih’in ölüm haberini aldığına ve bir an önce Amasya’dan İstanbul’a hareket etmesi gerektiğinden hacca gitmekten vazgeçtiğine dair sınırlı bir bilgi var elimizde. Her iki teşebbüsün de 1481-1482 yıllarına denk düşmesi ve Fatih’in oğullarından gelmiş olması ayrı bir renk katıyor meseleye. O zaman şu soruyu tarihin tozlu tavanına hevenk üzümü gibi asmamızda sakınca yok: Acaba Fatih 1481 Mayıs’ında çıktığı son seferinde Amasya ve K... Devamı
Lozan’ın hesabı henüz kapanmış değildir. Batı Trakya ve Musul dosyaları bir kenarda kalsın, sadece Yunanistan’dan, Yunan askerlerinin yurdumuzda yaptıkları zulüm ve tahribata karşılık almamız gereken tamirat tazminatını, İngilizler’e ise 58. maddeyle, 1914’de el koydukları özbeöz paramızla yaptırdığımız Sultan Osman ve Reşadiye gemilerimizin bedelini bağışlamış olmamız bile başlı başına bir dava konusudur. Ancak Rauf Orbay’ın, hatıralarında dile getirdiği üzere Lozan’ın tartışılmaması ve tartışılmasının vatana ihanet sayılması, daha da büyük bir facia olmuştur. Bırakın tartışmayı, 85 yılda Lozan Antlaşması üzerine onlarca inceleme ve analiz yapılmalı, cilt cilt doktora tezleri hazırlanmalıydı. Ancak Cemil Bilsel’in savunma amaçlı yazılmış incelemesi dışında kayda değer bir müstakil çalışma göremiyoruz. Resmi tutanaklar yayınlandı; hiç yoktan iyidir ama, bu da yetmez. Zira neyin ne olduğunu birisinin aydınlatması gerek. Kad... Devamı
Geçtiğimiz günlerde gazetelere yansıyan bir haber hepimizi yeniden irkiltmeye yetti. Avusturya parlamentosundan sağcı bir milletvekili Adreas Mölzer, AB Komisyonu’nun yanıtlaması istemiyle AP Başkanlığı’na verdiği yazılı soru önergesinde, Müslüman liderlerin sıklıkla “Avrupa’nın fethi İslam’ın temel hedefidir” söylemini dile getirdiklerini bildirmiş. Alman Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) Avrupa Parlamentosu’na seçilen Volkan Öger’in seçim kampanyası sırasında tamamen ekonomik, kültürel anlamda söylediği belirtilen ve mizahi yönü de olan “Kanuni Sultan Süleyman’ın 1529’da başlattığı Viyana kuşatmasını, vatandaşlarımızla, güçlü erkeklerimiz ve sağlıklı kadınlarımızla biz tamamlayacağız" cümlesini de alıntılayan Mölzer, “Bu tehlikeli duruma tepki olarak tartışılan İslam dünyasından göçün durdurulmasının aciliyeti ne düzeydedir?" diye de sormayı ihmal etmemiş. Velhasıl Jörg Haider’in sağ kolu ol... Devamı
Avrupa’nın büyük yalanları sergisini nasipse bugün topluyoruz. İşte son kalan yalanlarımız.
7.Galile’nin yargılanması yalanı
Bilim-din çatışması denilince ilk öne sürülen örnek, Galile’nin yargılanmasıdır. Kendilerinin “aydınlık” tarafta bulunduklarına adları gibi iman etmiş çevreler, “karanlık”ı temsil eden Ortaçağın ve Kilisenin baskı ve işkencelerine karşı direnen(!) bu soylu kahramana alkış tutarlar.
Oysa Galile’nin yargılanması diye bir olay cereyan etmemiştir. Afedersiniz, şöyle düzelteyim; yargılanmıştır ama bu, dostlar alışverişte görsün kabilinden bir yargılamadır ve Galile’yi mahkûm etmek bir yana, onu muhtemel fanatik hücumlarından kurtarmak için düzenlenmiş bir mizansenden ibarettir. Kendisini yargılayan Kardinaller, Galile’nin okul arkadaşlarıydı. Unutmayalım ki Galile, kilisenin bünyesindeki bilim adamlarındandı. Nitekim Papa da eski bir arkadaşı oluyordu. Hatta iki kızını rahibe olmaları için m... Devamı
Merakla bekleyenleriniz olduğunu biliyorum. İşte geçen hafta sadece 3’ünü, o da özetin özeti olarak yazabildiğimiz Avrupa tarihinin 3 büyük yalanı daha.
4.Amerika’nın keşfi yalanı
Avrupa’nın aslında epeyce geç kalmış “keşifler çağı”, Kristof Kolomb’un Hindistan’a gitmek için yola çıkıp tesadüfen Amerika’yı keşfetmesiyle başlatılır ve amacı, dünyayı tanımak ve dışa açılmak gibi masum sebeplerle açıklanır. Oysa gemide tuttuğu seyir defterinden gerçek niyetini öğrenmek mümkündür Kolomb’un: Tutsak aldığı yerlileri çalıştırarak elde edeceği altın ve gümüşleri gemilerle Portekiz’e getirmek ve “kâfirler”in, yani Müslümanların elindeki kutsal toprakları ele geçirmek. Bunu bir Haçlı seferiyle gerçekleştirmeyi düşlüyordu masum kâşifimiz. Kolomb’un, Müslümanların bulunduğu ülkelerin doğusunda bulunan efsanevî Hıristiyan Kral Prester John’un yardımını sağlamak ve böylece bir sandviç harekâtıyla İslam... Devamı
Cemil Meriç, “Kartaca’nın tarihini Roma’dan dinledik” diye yazmıştı. Roma karşısında mağlup olan ve bütün izleri silinen bu Afrikalı devlet, tarihini anlatacak bir Kartacalı çıkıncaya kadar sessizliğini koruyacak muhtemelen. Avrupa’nın Kartaca’sı olan Osmanlı tarihini de Avrupa merkezli bir bakışla okuyup okutmuyor muyuz? Biz de Osmanlı’nın tarihini Avrupa’dan dinleyenler safında değil miyiz? Osmanlı tarihini ‘Viyana’ya gittik, Viyana’dan döndük’ şablonuna sıkıştırarak anlatma hastalığımızdan belli değil mi bu? Niye Tebriz’e, Aden’e, dünyanın bir ucundaki Hindistan’ın Goa limanına kadar gittik demiyoruz da, Viyana’ya gitmeyi bu kadar önemsiyoruz? Üstelik Viyana’nın İstanbul’dan mesafesinin sadece 956 kilometre olduğunu bile bile söylüyoruz bunları (oysa Osmanlıların fethettikleri Bağdat’ın İstanbul’a olan mesafesi 1,334, Kirmanşah’ınki ise 1,579 kilomet... Devamı
1924 Aralık’ıdır ve Londra, Yüksek Adalet Mahkemesi’nde ilginç bir davaya tanıklık etmektedir. Davayı açan taraf, Amerikan Tütün Şirketi’ydi, davalı sandalyesinde ise Guardian Sigorta Şirketi oturuyordu. Tütün Şirketi, 1922 Eylül’ündeki İzmir yangınındaki zararının tazminini istiyordu. Sigorta ise yangının savaş halinin bir sonucu olduğunu belirterek ödeme yapmaktan kaçınıyordu. Tazmini istenen meblağ tam 600 bin doları buluyordu ya, emsal teşkil edeceği için sigorta şirketinden çıkacak toplam miktar 100 milyon dolara ulaşacaktı.
Meblağ büyük olunca mahkeme süreci de ilginç şahitlikler ve iddialara sahne olacak, böylece İzmir yangınının ilk hukukî hesaplaşması Londra’da yapılacaktı.
Taraflar çeşitli milletlerden şahitleri çağırır mahkemeye. Griswold adlı bir Amerikalı görevli, Türklerin şehrin etrafını kordon altına almasının, halkı eşkıyadan korumayı amaçladığını, İzmir’de yangından önce de, sonra da tek bir şiddet olayına şahit olmad... Devamı
PROJE Tarihi Yarımada olarak adlandırılan Eminönü ve Fatih ilçeleri, tarihsel geçmişlerine uygun olarak yeni baştan inşa edilecek. 2015 yılına kadar sürmesi planlanan ve çalışmalarına başlanan proje kapsamında, tarihi yapılar ile mevcut sokakların üç boyutlu lazer görüntüleri çekiliyor, haritalar çiziliyor. Tarihi yarımadanın aslına uygun olarak yeni baştan oluşturulmasını ve betondan arındırılmasını öngören proje kapsamında belirlenecek birçok sokağın trafiğe kapatılması ve turizme açılması da hedefleniyor. Kayıp eserler bulunacakİstanbul Metropolitan Planlama Merkezi bünyesinde görev yapan 180 kişilik yarımada ekibinin bin 560 hektarlık alanda yaptığı çalışma sırasında, 5 bin 796 tarihi eser bulunması gereken bölgede 1004 eserin kayıp olduğu tespit edildi. Kayıp eserlerin yeniden ortaya çıkarılmasının da öngörüldüğü proje kapsamınd... Devamı
Süleymaniye Camii`nde, 450 yıllık tarihinin en kapsamlı restorasyonu gerçekleştirilecek.tarih Mimar Sinan’ın ‘kalfalık eserim’ dediği ve İstanbul’un en görkemli camisi olarak kabul edilen Süleymaniye, tamamen yenileniyor. Restorasyon sebebiyle Süleymaniye Camii’nin her yanına iskele kuruldu. Yetkililer çalışmaların uzun zaman alacağını belirtiyor. Süleymaniye Camii ve Külliyesi’nin restorasyonu hakkında bilgi veren İstanbul Vakıflar Bölge Müdür Vekili Ahmet Tanyolaç, “Projeleri elimizde olmadığı için bu eserler yıkılsa yeniden yapma şansımız yok. Biz, bu eserlerin tarihsel gelişimini incelettirdik; öncelikle rölöve, restorasyon ve restütisyon projelerini hazırlattırıp, koruma kurullarından onay aldık ve restorasyona başladık” dedi.(AA) Süleymaniye’nin restorasyonu başladı.
İstanbul’un tarihi bu hastaneye emanet Türkiye’nin ilk Tarihi Eser Hastanesi, Süleymaniye’de hizmet veriyor. kültür 40 bin tarihi esere sahip olan Tarihi Eser Hastanesi’nde tarihi yapılardan alınan numuneler, laboratuvar ortamında, uzmanları tarafından inceleniyor. Hastanede uzmanlar tarafından incelenen tarihi eserlerden alınan numuneler, verilen reçetelerle restore ediliyor. Raporlar hazırlanıyor ve tarihi eserin nasıl, hangi malzemeyle orijinal haline sadık kalınarak restore edileceği belirleniyor. Süleymaniye’deki tarihi Kayserili Ahmet Paşa Konağında hizmet veren Tarihi Eser Hastanesi’nde, İ.Ü ve İTÜ’den uzmanlar görev yapıyor. Hastanenin ileriki yıllarda Enstitü olması planlanıyor.(Haber Merkezi) Laboratuvar’da örnekler inceleniyor. ... Devamı
fotoğraf: AA Çorum’da kaçakçılara yönelik düzenlenen operasyonlarda ele geçirilen tarihi eser sayısı, bilimsel kazılarla ortaya çıkarılan eser sayısını ikiye katladı. tarih Köklü bir tarihi geçmişi olan Çorum’da çok sayıda antik şehir kalıntıları bulunuyor. Hitit Medeniyeti’nin önemli şehirlerinin yer aldığı Çorum’da beş farklı bölgede yaklaşık 100 yıldır kazı çalışmaları yürütülüyor. Kazılarda gün yüzüne çıkarılan eserler Ankara ve Çorum’daki müzelerde sergileniyor. Kaçakçılar iş başında Bilimsel kazılar devam ederken yeraltındaki zenginlik, tarihi eser kaçakçılarının gaspına uğruyor. Şehrin tarihsel önemi nedeniyle devamlı alarm durumunda olan güvenlik güçleri, kaçak kazılarla ortaya çıkardıkları eserleri satmak isteyenlere göz a&... Devamı
Fatih Sultan Mehmet dönemine ait devlet belgeleri bile yurt dışına kaçırılmış.tarih Fatih Sultan Mehmet döneminde Kütahya Sancağı’nı ilgilendiren tek kanunname olan Tavşanlı’ya ait Tuz Yasaknamesi’nin Fransa’daki Paris Halk Kütüphanesi’nde olduğu ortaya çıktı. Hollanda’nın Rotterdam İslam Üniversitesi (IUR) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, Yasakname’nin 1478 yılında hazırlandığının sanıldığını belirterek, “Tavşanlı ekonomisinin gelişmesi için burada üretilen tuzun dışındakilerin kullanılması yasaklayan önemli bir belge” dedi. Fatih’in mührü var Yasaknamenin Fatih Sultan Mehmet’in mührüyle yayımlandığını dile getiren Prof. Dr. Akgündüz, genellikle Fatih dönemine ait önemli belgelerin Paris Milli Kütüphanesinde bulunduğunu kaydetti.Akgündüz’e göre tarihsel belgelerimizin y... Devamı
Bakire Kraliçe’nin ’bekáretini’ Osmanlı Padişahı korudu! Vizyondaki "Altın Çağ" filmindeki "Bakire Kraliçe" I. Elizabeth sadece bizde değil, İngiltere’de de gündemde. Bunun başlıca nedeni, İngiltere’de dinin ve milliyetçiliğin yükselişe geçmesi. Bu çevreler "kutsallık" mertebesine çıkardıkları "Bakire Kraliçe"yi özlemle anıyor. Ve dolayısıyla bu durum "Bakire Kraliçe" dönemine ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor. Bizim açımızdan ilginç olan ise, bu tartışmaların merkezinde biz Türklerin olmasıÉ"Bakire Kraliçe"yle ilgili tartışmalara geçmeden önce yazımıza bir tespitle başlayayım:Deniyor ki, "Altın Çağ" filminde I. Elizabeth "Türk Sultanı’yla mı evleneyim" sözünü müstehzi bir ifadeyle s&o... Devamı
Irak’taki 40 milyar dolarlık esrarengiz silah ticaretine bir Türk’ün de adı karıştı: Ahmet Ersavcı. Kayıp işadamı Ersavcı, bugüne kadar uluslararası karanlık ilişkilere adı karışan tek Türk değil. Bunların en ünlüsü Muğla doğumlu bir Osmanlı vatandaşıydı! İngiltere’nin "Sir" unvanı verdiği; Fransa’nın Legion d’Honneur nişanı taktığı; Oxford ve Sorbonne üniversitelerinde edebiyat kürsüleri açtıran; Balzac Edebiyat Ödülü’nü kuran "ölüm taciri" Basil Zaharoff, ticaret hayatına İstanbul’da genelevde başladı.27 Kasım 1936.Paris yakınlarındaki Balincourt Şatosu. Şömineli odanın her yanına savrulmuş binlerce káğıt belge vardı. Belgelerin çoğunluğu Monaco-Monte Carlo’daki kumarhanesinin evrakıydı. Son işi olan kumarhaneyi rekor fiyatla satıp şatosuna sığınmıştı. Başbakanlarını elinde oynatan 87 yaşındaki bu yaşlı adam, art... Devamı
Irak’ın devrik lideri Saddam Hüseyin hakkında inanılmaz bir iddia ortaya atıldı: "Hitler’in sevgilisi 20 Nisan 1937’de Saddam’ı doğurdu. Nazi ajanları hastaneyi basıp bebek Saddam’ı Tikrit’e götürdü." Bu iddialar önceki gün piyasaya çıkan “Reich’ın Oğlu” kitabının yazarı De Sales’e ait. Irak’ta geçen yıl idam edilen devrik lider Saddam Hüseyin hakkında ortaya atılan yeni iddia komplo teorisyenlerini bile dehşete düşürdü. ABD’de önceki gün çıkan bir kitap, Saddam’ın Alman diktatör Adolf Hitler’in gayrımeşru oğlu olduğunu iddia ediyor. J.P De Sales tarafından yazılan “Reich’ın Oğlu” adlı kitaba göre, 1936’da Hitler’in genç sevgililerinden biri hamile kaldı. Bundan Hitler’in bile haberi yoktu ancak Alman gizli servisi bu bebeğin “Führer” için sorun yaratacağını düşünerek, genç kızı doğum yapması için Beyrut’a kaçırdı. Bu sırada Alman ajan Reinhardt ... Devamı
Topkapı Sarayı’na yeni alınacak güvenlikçiler yeniçeri kıyafeti giyecek. Yeni güvenlikçilerde yakışıklılığa dikkat edilecek. Özellikle ziyaretçileri kapıda karşılayan görevlilerin uzun boylu ve yakıºıklı olmasına dikkat edilecek. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Orhan Düzgün, Topkapı Sarayı’nın çağdaş bir müzecilik anlayışıyla yeniden düzenlendiğini, eksikliklerinin giderildiğini belirtti. Düzgün, sarayı yerli ve yabancı turistler açısından daha çekici hale getirmek için çeşitli düzenlemeler yapacaklarını ifade etti. Bu kapsamda, saray görevlileri Osmanlı’nın özel asker sınıfını oluşturan yeniçeri kıyafetleri giyecek. Ankara Kız Olgunlaştırma Enstitüsü stilistleri tarafından hazırlanan çok sayıda kostüm, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın oluşturacağı komisyon tarafından seçilecek. Dolmabahçe Sarayı’nda olduğu gibi güvenlik görevlileri ile hatıra fotoğrafı çekilmesini teşvik etmek amacıyla da Topkapı’nın girişindeki güvenlik... Devamı
Nazilerin el koyduğu sanat eserleri gün ışığına çıktı Naziler’in, 2. Dünya Savaşı sırasında el koydukları sanat eserlerini fotoğraflayarak belgeledikleri 2 albüm daha gün yüzüne çıktı. Kayıp ya da yok edilmiş oldukları düşünülen 2 albümün, kültürel mirasın korunması için çalışan bir vakıf tarafından, savaş sırasında Almanya’da görev yapmış bir ABD askerinin mirası içinde bulunduğu kaydedildi. Vakıf tarafından Amerikan Ulusal Arşiv ve Kayıtlar Kurumu’na bağışlanan 2 albümün, Adolf Hitler’in emriyle yapılan sanat hırsızlığıyla ilgili en önemli belgeler arasında olduğu ve eserlerin asıl sahiplerine ulaştırılmasında çok önemli rol oynayabilecekleri belirtiliyor. Albümler, işgal edilen ülkelerdeki siyasal materyallerin toplanması için 1940’da Hitler tarafından oluşturulan kurum tarafından hazırlandı. Bu kurum, daha sonra "sahipsiz" Yahudi sanat koleksiyonlarına da el koymakla görevlendirildi. El k... Devamı
Alman fizikçi ve termometrenin mucidi Gabriel Daniel Fahrenheit.
1767
İngiliz hükümetinin ithal çaya vergi koyması üzerine Amerikan Bağımsızlık savaşı başladı.
1924
Türkiye Taş Kömürü Kurumu Zonguldak'ta kuruldu.
1940
Amerikalı devrimci Emma Goldman (Kızıl Emma). Amerikan işçi hakları mücadelesi öncülerinden Goldman, özgür aşkı savundu. Savaş karşıtıydı. Doğum kontrolü ve eşcinsellerin özgürlüğü için mücadele etti.
1946
Türkiye Sosyalist Partisi kuruldu. Başkanlığa Avukat Esat Adil Müstecaplıoğlu seçildi.
1948
İsrail devleti kuruldu.
1950
27 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı son buldu. Demokrat Parti oyların yüzde 53 oyla tek başına iktidara geldi. Türkiye'de tek parti dönemi sona erdi.
1952
Paris'te toplanan Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Genel Kurulu'nda Türkiye'yi Ahmet Emin Yalman temsil etti.
1955
Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa'daki sosyalist ülkeler yeni bir askeri ittifak içeren Varşova Paktı'nı imzaladılar.
1955
Nedret Gürcan, Dinar'da , Şairler Yaprağı adlı bir şiir dergisi yayımlamaya başladı.
1957
Dr. Asım Onat Dünya Tıp Cemiyeti başkanlığına seçildi.
1958
Ziya Ademhan 1 yıl hapse mahkum oldu.
1968
Üniversite öğrencileri "NATO'ya Hayır" haftası başlattılar; 106 öğrenci gözaltına alındı.
1974
12 Mart askeri müdahalesi sırasında tutuklananları kapsayan Genel af çıktı. 141. ve 142. maddeler kapsam dışı kaldı.
1984
Oyun yazarı ve tiyatro yönetmeni Vasıf Öngören. Amsterdam'da ölen Öngören'in eserleri arasında, "Asiye Nasıl Kurtulur", "Zengin Mutfağı", "Oyun Nasıl Oynanmalı" bulunuyor.
1984
Yaşar Kemal'in İnce Memed romanını beyaz perdeye uyarlayan Peter Ustinov'un filminin galası Londra'da yapıldı.
1985
Hüsamettin Cindoruk, Doğru Yol Partisi genel başkanı seçildi. Cindoruk, " Bu emaneti kimseye teslim etmem. Sadece sahibine teslim ederim" dedi. Yeni Genel Başkanın adı, "Emanetçi" oldu.
1987
Amerikalı sinema oyuncusu Rita Hayworth.
1994
Fenerbahçe ve milli takımın eski kalecisi Cihat Arman. Arman 1939-1951 yılları arasında Fenerbahçe futbol takımında 308 maç oynamıştı.
1995
Edebiyat eleştirmeni, denemeci Rauf Mutluay
1996
İstanbul Alibeyköy'de İrfan Ağdaş adlı genç polisin açtığı ateşle vurularak öldü. Polisler hakkında dava açıldı. Dava, 2 Nisan 2001'de bitti, polisler beraat etti.
1997
Türk Silahlı Kuvvetleri Kuzey Irak'a yönelik en büyük sınır ötesi harekatı başlattı. 50 bin asker ve köy korucusu Kuzey Irak'a girdi. Resmi açıklamalarda, "Çelik Harekatı" adlı operasyonda 113 güvenlik mensubu ve 2811 PKK militanının öldüğü ilan edildi.
1997
Danıştay, Bargama köylülerinin siyanürle altın aramaya son verilmesi talebini haklı buldu.